Ümmetiks Mayıs 2023 kolokyumunda, yirminci ve yirmi birinci yüzyıllardaki önemli reformist düşünürleri incelediği Shapers of Islam in Southeast Asia (Güneydoğu Asya’da İslam’ı Şekillendirenler) adlı kitabı üzerine konuşmak üzere Dr. Khairudin Aljunied’i ağırladık. Dr. Syaza Shukri, Dr. Saifuddin Dhuhri ve Dr. Hasbi Aswar, hem kitabın hem de genel olarak Güneydoğu Asya’daki İslami hareketlerin analizini paylaşarak, Dr. Aljunied’in “İslami reformist mozaik” olarak adlandırdığı olguya dair önemli bir perspektif sundular.
Ümmetiks Kolokyumu Özeti – Mayıs 2023
Konuşmacılar:
- Dr. Khairudin Aljunied
- Dr. Syaza Shukri
- Dr. Saifuddin Dhuhri
- Dr. Hasbi Aswar
Özet:
Dr. Khairudin Aljunied, Ümmetik tartışmalarda Güneydoğu Asya seslerinin dahil edilmesinin önemini vurgulayarak söze başladı; zira bu sesler çoğu zaman göz ardı edilmektedir. Ümmeti, Ortadoğu’nun merkezde olduğu bir merkez-çevre perspektifinden görmek yerine, birden çok merkezin oluşturduğu bir yapı olarak değerlendirmek gerektiğini savundu. Ümmetin belirli kesimlerine orantısız biçimde yoğunlaşan ilginin, sayısal verilerle de açıkça görüldüğünü belirtti: Asya-Pasifik bölgesinde 900 milyondan fazla Müslüman yaşarken, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da bu sayı yaklaşık 300 milyondur. Bununla birlikte, çağdaş literatürün ve medyanın önemli bir kısmı Kuzey Amerika Müslümanlarına odaklanmaktadır; oysa bu grup, ümmetin yalnızca yaklaşık 3,4 milyonluk bir kesimini temsil etmektedir.
Aljunied, Güneydoğu Asya’daki akademisyenler tarafından önemli miktarda eser üretilmesine rağmen, ümmetin tamamını ilgilendiren teorik meseleler üzerine yeterince yazılmadığını eleştirdi. Bu durum, bölgesel orantısızlığı daha da derinleştirmektedir; zira Güneydoğu Asyalı akademisyenler, küresel dikkat çekecek ölçüde öncü çalışmalar ortaya koyamamaktadır.
Shapers of Islam in Southeast Asia adlı eserinde Aljunied, bölgedeki dinî grupların yaygın sınıflandırmalarına meydan okumaktadır. Bu sınıflandırmalar genellikle “sağ–sol”, “modern–geleneksel”, “ilerlemeci–gerici” gibi ikili karşıtlıklar üzerinden yürütülmekte ya da Müslüman düşüncesinin bir süreklilik veya yelpaze biçiminde ele alınmasına dayanmaktadır. Ancak bu tür kategoriler, çoğu zaman yanıltıcıdır; zira mevcut sınıflara tam olarak uymayan kişi ve grupları açıklamada yetersiz kalmaktadır.
Bu yaklaşım Aljunied’i, “İslami reformist mozaik” adını verdiği kavrama yönlendirmiştir: Kur’an ve sünnetten ilham alan, Müslüman yaşam biçiminin ıslahı (iṣlāḥ) ve yenilenmesi (tajdīd) hedefini güden bir düşünce geleneği. Aljunied, İslami reformizmin özünü Kur’an ve Sünnet’e dayanmasında görmekte; bu yönüyle, reformu bu iki kaynağa muhalif bir zeminde arayanlardan ayrıldığını belirtmektedir. Bu reformist soy çizgisi, Hz. Muhammed ﷺ’e kadar uzanır; zira o, insanlığın ıslahını İslam yoluyla gerçekleştirmeye yönelmiştir.
Diyalojik açıdan bakıldığında, İslami reformizm, Müslümanların yaşadığı gerçekliklere çözüm sunmak için İslami metinler ile toplumsal bağlamlar arasında dinamik bir etkileşim gerektirir. Mozaik içindeki reformistler, başlangıçta toplumda “yabancı” olarak görülürler; ancak zamanla düşünceleriyle dönüşüm yarattıkça toplumsal yapıya dahil olurlar.
Aljunied’in kitabı, bu reformist mozaiğin baskın yönelimlerini yedi düşünür üzerinden inceler:
Naquib al-Attas (desekülarist), Harun Nasution (rasyonalist), Kuntowijoyo (tarihselci), Cesar Adib Majul (bütünleştirici), Osman Bakar (epistemolog), Zakiah Daradjat (ahlakçı) ve Ahmad Ibrahim (hukukçu).
Katılımcıların Değerlendirmeleri:
Dr. Syaza Shukri, Aljunied’in Güneydoğu Asya’nın ümmet içi tartışmalarda marjinalleştirilmesine ilişkin tespitlerine katıldı. Bölgesel kültürün giderek özünde “İslam dışı” olarak görülmeye başlanması, birçok insanı Araplaşmış İslam yorumlarını benimsemeye yöneltmiştir. Kitabın da gösterdiği üzere, Güneydoğu Asyalı reformistler bölge dışındaki düşünürlerden etkilenmişlerdir; ancak yerel gerçekliklerle kurdukları ilişki, onların hem İslami kimliği koruyan hem de bölge halkıyla uyumlu toplumsal teoriler geliştirmelerine olanak sağlamıştır.
Shukri ayrıca, Sünni İslam’ın merkezi bir yorum otoritesi tesis etmediğini vurgulayarak, ictihâd (bağımsız içtihat) araçlarında yetkinlik kazanan her Müslümanın bu faaliyette bulunabileceğini belirtti. Birbiriyle rekabet eden reformist sesler, İslam’ın entelektüel çoğulculuğa yatkınlığını yansıtır ve bu durum, Shukri’ye göre olumsuz değil, olumlu bir olgudur. Aksine, katı bir tekdüzeliğe ısrarla bağlı kalmak, Müslümanlar arasında ayrışma ve çatışma üretmektedir.
Pratik düzeyde, kitapta ele alınan reformistler yalnızca “İslami kimlik” vaaz etmek yerine, halkın düşünce dünyasını ve yaşam biçimini dönüştürmeyi hedeflemişlerdir. Shukri, reformist düşüncenin Güneydoğu Asya’da politik aktörlerce kimlik siyaseti aracı hâline getirildiğini ve “İslami” olarak sunulan politikaların gerekçelendirilmeden dayatıldığını ifade etti. Tartışmasını, bu kimlik temelli İslamileştirme eğiliminin, İslami reformizmin pratik hedeflerini destekleyecek şekilde nasıl dengelenebileceği sorusuyla sonlandırdı.
Dr. Saifuddin Dhuhri, Aljunied’in tanım ve sınıflandırma konusundaki vurgusunu takdir etti ve “İslami düşünce”nin ne olarak tanımlanabileceği sorusunu gündeme getirdi. Kimileri bu kavramı oldukça geniş tanımlar ve Müslüman olmayanlar tarafından yazılmış olsa bile İslam’la ilgili her eseri bu kategoriye dâhil eder; kimileri ise yalnızca “gelenekçilik” veya “selefilik” gibi kendi doğruluk ölçütlerine uygun akımları “gerçek İslami düşünce” olarak kabul eder. Aljunied’in reformizmi “mozaik” biçiminde kavramsallaştırması, farklı düşünürleri kapsayıcı bir çerçeve sunarken, bu reformistlerin entelektüel soy bağını Hz. Peygamber ﷺ’e dayandırma ölçütüyle bir sınır da çizer.
Bununla birlikte, Aljunied’in seçtiği yedi düşünürün kimleri temsil ettiği sorusu gündeme geldi. Dhuhri, bu isimlerin çoğunun Batı’da eğitim aldığını belirtti ve neden bu yedisi seçilirken Azyumardi Azra, Amin Abdullah veya Al Yasaʿ Abubakr gibi etkili isimlerin dışarıda bırakıldığını sordu. Özellikle bu isimlerin Endonezya’daki yükseköğretim kurumları ve çağdaş şeriat uygulamaları üzerinde önemli etkilerinin bulunduğunu vurguladı.
Dr. Hasbi Aswar, Güneydoğu Asya’dan çıkan ancak yeterince takdir edilmeyen entelektüel üretime dikkat çekti. Naquib al-Attas, Osman Bakar ve Kuntowijoyo’nun kitaba dâhil edilmesini övgüyle karşıladı; zira bu isimlerin, İslam’ı modern problemlere çözüm üreten bir kaynak olarak kavramsallaştırma yönünde samimi çabalar ortaya koyduklarını belirtti. Buna karşılık, Harun Nasution’un dahil edilmesini tartışmalı buldu; onu yalnızca reformist değil, aynı zamanda düşüncelerinin sıklıkla Batılı oryantalizmle kesiştiği bir liberal olarak değerlendirdi.
Aswar, ayrıca bu entelektüel olguyu tanımlamak için “reformizm” teriminin kullanılmasını da sorguladı. Zira bu terim, Batı’da İslam’ı kökten yeniden yorumlamayı amaçlayan reform hareketleri veya tecdîd iddiasında bulunan Vehhabi hareketi gibi farklı çevreler tarafından da kullanılmaktadır. Dolayısıyla, Aljunied’in “reformizm” kavramının liberalizm veya gelenekçilik gibi diğer akımlardan nasıl ayrıldığının daha açık biçimde tanımlanması gerektiğini belirtti.
Aswar, Güneydoğu Asya’daki İslami düşüncenin küresel ölçekte sınırlı yankı bulmasının yalnızca akademik değil, politik ve teknik sebepleri olduğunu da ekledi. Özellikle Endonezya’da yükselen popülizmle birlikte, insanlar görüşlerini ifade etmekten ve entelektüel üretime katılmaktan çekinmeye başlamıştır. Ayrıca, Malezya ve Singapur’a kıyasla, Endonezyalı akademisyenlerin daha azı İngilizce yazmaktadır.
Tartışma
Hanaa Aisha: Reform iddiasında bulunan bu kadar çok kişi varken, reform gündemini nasıl destekleyebilir ve inceleyebiliriz?
Aljunied: Kitapta ele alınan yedi ismin de örneklediği üzere, bir reformcunun temel özelliği, fikirlerini toplumsal veya siyasal tepki riskine rağmen cesaretle ifade edebilmesidir. Benim çalışmamda İslami reformizm, bu düşünürleri anlamak için analitik bir kavramdır; ne felsefi bir ideal ne de reçete sunan bir doktrindir. Bu başlık altında incelenebilecek çok sayıda düşünür vardır; ancak ben, modern meseleleri anlamamız üzerinde en fazla etki oluşturan ana düşünce damarlarını temsil ettikleri için bu yediliyi seçtim.
[Dinleyici sorusu]: Endonezya’da “İslam Nusantara”nın etkisi ne olmuştur?
Aswar: “İslam Nusantara” kavramı Abdurrahman Wahid tarafından ortaya atılmış ve Nahdlatul Ulama’nın (NU) kimliğini belirleyen bir kavram hâline gelmiştir. Ancak bu kavram, NU ile sınırlı kalmış ve genel anlamda Endonezya İslam’ını temsil eden bir çerçeveye dönüşmemiştir.
Dhuhri: “İslam Nusantara” kavramının, bölgenin tarihini ve kozmopolit yapısını daha iyi yansıtacak şekilde geliştirilebileceğini düşünüyorum.
[Dinleyici sorusu]: Dr. Aljunied’in kitabında yer alan reformistler Güneydoğu Asya’da iyi tanınmakla birlikte, halkın çoğu yine de Nahdlatul Ulama ve Muhammadiyah gibi büyük örgütlerle özdeşleşmektedir.
Aljunied: Kitabımda yer alan bazı düşünürlerin, bu büyük İslami hareketlerde aktif roller üstlendiklerini ve üyelerini etkilediklerini görebilirsiniz. Ancak günümüz gençliği, bu tür büyük örgütlere karşı mesafeli durmakta ve dijital aktivizme dayalı mikro-hareketleri tercih etmektedir. Bu olgu, daha fazla araştırılmayı hak ediyor.
Shukri: Bu soru, entelektüel düşünce ile halk arasındaki boşluğu doğru biçimde tespit etmektedir. Her ne kadar bu düşünürler çeşitli hareketlerde yer almış olsalar da, reformist gündem geniş halk kitlelerine yayılmamıştır. Bunun nedeni, genel olarak insanların akademik tartışmalara erişememesi ve ilmi üretimden kopuk kalmasıdır.
Hossameldeen Mohammed: 2019 Kuala Lumpur Zirvesi’ni –birçok Müslüman siyasi lider ve reformistin katıldığı– nasıl değerlendirirsiniz?
Aljunied: Bu, asil bir girişimdi; ancak ivmesi kısa sürdü ve zirve sonrasında unutuldu. Mahathir Muhammed kısa süre sonra görevden alındı. Dolayısıyla bu tür tartışmaları başlatmak ve dönüşüm sağlamak için siyasi liderlere güvenemeyiz; sorumluluğu biz üstlenmeliyiz.
Shukri: Kuala Lumpur Zirvesi esasen belirli ülkelerin öncülük ettiği karşı-hegemonik bir siyasi projeydi; ümmet bilinci oluşturma yönünde güçlü bir fikrî hedef taşımadığı için başarısızlığa mahkûmdu.

Dr. Hasbi Aswar
Hasbi Aswar, Endonezya İslami Üniversitesi’nde Uluslararası İlişkiler Yardımcı Doçenti ve Sosyal Veri Bilimi Laboratuvarı Başkanıdır. Araştırmaları, İslami siyaset, sosyal hareketler perspektifi ve uluslararası ilişkilerdeki İslami konular üzerine odaklanmaktadır.

Dr. Saifuddin Dhuhri
Dr. Saifuddin Dhuhri, Endonezya’nın Aceh eyaletinde bulunan Lhokseumawe Devlet İslami Araştırmalar Enstitüsü (IAIN)’nde öğretim görevlisidir. İslam teolojisi, bilim felsefesi ve hukuk felsefesi alanlarında uzmanlaşmıştır. Lisans eğitimini Kahire’deki El-Ezher Üniversitesi’nde İslam felsefesi üzerine tamamlamış, yüksek lisansını Fas’ın Tetouan kentindeki al-Karaviyin Üniversitesi’nde yapmıştır. Ayrıca Avustralya’nın Melbourne kentinde Monash Üniversitesi’nde doktora çalışmaları yürütmüştür. Araştırma ilgi alanları arasında İslam teolojisi, bilim felsefesi ve hukuk felsefesi bulunmaktadır. Dr. Dhuhri, İslami düşüncenin anlaşılmasını ve çağdaş bağlamlardaki uygulamalarını geliştiren çeşitli yayın ve konferanslara katkıda bulunmuştur.

Dr. Syaza Shukri
Syaza Shukri, Malezya Uluslararası İslami Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi Yardımcı Doçenti, Singapur’daki ISEAS-Yusof Ishak Enstitüsü’nde Misafir Araştırmacı ve Avrupa Popülizm Araştırmaları Merkezi’nde (European Centre for Populism Studies) Araştırma Görevlisidir. Araştırmaları, Orta Doğu ve Güneydoğu Asya’da siyasi İslam ve demokratikleşme üzerine odaklanmakta olup, özellikle Malezya’ya vurgu yapmaktadır. Dr. Shukri’nin en son derlediği kitap olan Pandemic, Politics, and a Fairer Society in Southeast Asia: A Malaysian Perspective, Temmuz 2023’te Emerald Publication tarafından yayımlanmıştır.

Dr. Khairudin Aljunied
Khairudin Aljunied, Singapur Ulusal Üniversitesi Beşeri ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde Doçenttir. Uzmanlık alanı, Güneydoğu Asya’daki İslam’ın sosyal ve entelektüel tarihidir. Dr. Aljunied, çalışmalarında oryantalizm ve sömürgecilik temalarına odaklanmış ve daha yakın dönemde İslam’da kozmopolitlik ve reformculuk konularını ele almıştır. Yayınları arasında şunlar bulunmaktadır: Islam in Malaysia: An Entwined History(Oxford University Press, 2019); Hamka and Islam: Cosmopolitan Reform in the Malay World (Cornell University Press, 2018); Muslim Cosmopolitanism: Southeast Asian Islam in Comparative Perspective (Edinburgh University Press, 2016); ve Radicals: Resistance and Protest in Colonial Malaya (Northern Illinois University Press, 2015).


